Ehlibeyt (a.s) Haber Ajansı ABNA- '29. Uluslararsı İslami Vahdet Konferansı' nedeniyle İran'ın başkenti Tahran'da bulunan Lübnan Hizbullah Hareketi Genel Sekreter Yardımcısı Şeyh Naim Kasım, konuşmasında Suriye meselesine değinerek Şii ve Sünni arasında ihtilaf olmadığını söyledi.
Şeyh Naim Kasım, konuşmasında öne çıkan başlıklar şöyle;
- Bu dörtlü eksen (Rusya, Suriye, Irak ve İran) bölge ve Suriye gelişmeleri sonucu oluşturuldu. Çünkü bu ülkelerin maslahatı Amerika ve müttefiklerinin Suriye ve Irak'a egemen olmasını önlemek, Bağdat ve Şam'daki siyasi düzenin değişmesi ve düşman tarafından yürütülen politikanın gerçekleşmesine mani olmaktır.
- Bu ekseni oluşturan ülkelerin maslahatı Amerikan eksene karşı çıkmaktır. Bu ülkelerin hiçbirisi tek başına kendisi ve direnişi savunamaz. Dolayısıyla sözü edilen ülkeler bütün dünyadan bir araya gelen ve Amerika ile Batı'nın verdiği finansal ve silah desteğinin yanı sıra Suudi Arabistan, Katar ve Ürdün gibi bölge ülkeleri tarafından desteklenen tekfirci grupların tehlikesini gidermek için el ele yürümelidir.
- Tekfircilik tehlikesi, böyle bir direniş ekseni oluşturulmadan giderilemez. Alınan haberler tekfircilerin yenilgiye uğradığını ve Batı-Siyonizm planının gerçekleşmediğini gösteriyor. Çünkü müstekbirler cephesinin amacı birkaç ay içerisinde Suriye'yi yenmekti, lakin Suriye 5 yıdır direnişine devam ediyor ve Batı'nın saplandığı bir bataklığa dönüşmüştür. Dolayısıyla adı geçen dörtlü eksen üyeleri arasında birliğin devam etmesi gerek bölge gerekse de bu üye ülkeler için yararlıdır.
- Terör örgütleri ve Batı istihbarat birimleri, müslümanlar arasında ihtilaf çıkarmaya çalışıyor. Mezhep çatışmalarının temel nedeni mevcut ihtilafların üzerinde yoğunlaşmakla Şii ve Sünni arasında ayrımcılık yapmaktır. Aslına bakarsak arka perdede yer alan siyasi ihtilafları mezhebe bağlıyorlar. Halbuki Şii ve Sünni arasında hiçbir ihtilaf söz konusu değildir.
- Bölgedeki ihtilafların nedeni Suudi Arabistan'dır. Suudi hanedan; Irak, Suriye ve Yemen'i kendi egemenliği altına almak istiyor. Bunun Şii ve Sünni ile ne alakası var? Bu bir sultacılıktır. Genelikle Amerika bölgeye kendi egemenliğini dayatmak istediğinde bir müstekbir ve İsrail ise bir işgalci güç olarak bu tür girişimlerde bulunur. Dolayısıyla Şii ve Sünni arasında ihtilaf yoktur ve mezhep Amerika ve İsrail tarafından kullanılan bir siyasi araçtır.